preloader
Yukarı Git

Zamansız Teknolojiler Kampı

Birkaç genç bir araya gelip neler yapabilir ki?

Geçtiğimiz hafta 30 Temmuz-6 Ağustos tarihlerinde, Z Community ‘nin daveti ile birlikte akademik koordinatör olarak İzmir/Şirince’de Arkhe Project kampüsünde “Zamansız Teknolojiler” kampındaydım.

Z Community ve Zamansız iş birliğinde; BinBin , SEYTİM , OKUTU Gelişim ve Agenzy sponsorluğunda gerçekleşen bu kamp benim için unutulmaz bir deneyim oldu.

İlk gün, benim tarafımdan koordine edilen açılış oturumu ile başladık ve tüm katılımcılara gelecekteki kendileri için birer mektup yazdırdık. Bu mektup içerisinde “Bu kampa gelirken niyetin ne, neler ile karşılaşmak istiyorsun ve neleri arayarak geliyorsun?” sorularına cevaplar vermelerini de istedik.

Ardından, Ali Murathan Dikel ve Müge Uçan Canan ile kampımızın kalan günlerine zihnimizi daha iyi hazırlamamız için gerekli olan soruları sordurtacak “Kadim Öğretiler” başlığıyla birlikte konuştuk.

Kampın ikinci gününde, sponsorumuz BinBin için bir çalışma günü gerçekleştirdik ve Berkay Saraçoğlu ile birlikte BinBin’i yakından tanıyıp mikromobilite üzerine daha çok fikir edinip vaka çözümü yaptık.

İlerleyen günlerde İzzet Memi ‘den “Aklın Prospektüsü”nü dinledik, aklımızı tam anlamıyla kullanabilmenin kılavuzunu çıkardık. Ahmet Şerif İzgören ile birlikte “Yeni Bir Lider Nasıl Olunur?” konusunu konuştuk. Ela Ünler hocamız ile birlikte “Duyguların Dili Olsa” dedik ve duygularımızı daha iyi fark ettik. Son olarak da Erdi Efendiler ile birlikte “Bilim Tarihi ve Tarihteki Yenilikler” oturumunu gerçekleştirdik.

Ardından kapanış oturumumuzu gerçekleştirdik; açılış oturumumuzdaki gelecekteki kendine mektup aktivitemizi bugüne mektup olarak pekiştirdik ve umduklarımız/bulduklarımız, ummaz iken bulduklarımız çalışması yaptık.

Yaptığımız işin bir araya gelip “bir şeyler” konuşmamızın ötesine geçebilmesini istediğimiz için ise ilerleyen günlerde bir akademik rapor yayınlayacağız.

Bu süreçte bana olan güvenleri, hem kibar davetleri hem de güzel dostlukları için arkadaşlarım Yiğithan Bektaş ve Mertcan Kaleli ‘ye ise ayrı teşekkürlerimi iletmek isterim.

İyi ki varsınız, iyi ki varız!